28 Temmuz 2010 Çarşamba

- 2. Gün

Öhömmm! herkese selam :) halen burdayım. Görüldüğü gibi halen tek vücut şeklinde geziyoruz oğlumla :D

Bugün geç kalktım biraz. Öğlense 13:00 gibi doktora gittik ve her zaman ki gibi keyfi çok iyi annesi her şey yolunda cümlesiyle kös kös çıktık hastaneden. Cuma gününe kadar ilerleme olmazsa ve rahim ağzında incelme gibi bir durum varsa suni sancı verecekler ama rahim ağzının incelmesi gerek! Diğer yandan bizim deli oğlanın boynuna iki tur dolanık olan göbek kordonu yüzünden de doğum kanalına ulaşamıyor olabilirmiş! Bizi endişelendirmek istemiyor doktorumuz anladığım kadarıyla. Doğum için halen vaktimiz var bebeğinde sağlık durumu iyiyse biraz daha bekleme taraftarı lakin bu gidişle benim sonum sezeryana dayanacak diye düşünmeden edemiyorum. Yani umudumuz cumaya ve ben cuma olacak inşallah diye geçiriyorum içimden. Bakalım kısmet.

Hastaneden çıkınca bizde Memo'yla sinemaya kaçtık. Son gittiğim film Sihirbazın Çırağı oldu galiba :) Böyle işte eve dönüp bir şeyler atıştırıp buraya not düşeyim dedim.

Bugün çokca yürüdüm, dün evi ful temizledim, yerlerde süründüm ama sancı mancı yok. Lakin inceden bir karın ağrısıda yok değil hani. Artık korkudan mı? yoksa olacağından mı? bilemiyorum :)

Şu bir gerçek ki, inatçı bu oğlan. Kime çekti ki?

27 Temmuz 2010 Salı

-1.Gün

Dün doktordaydık. Malum genel kontrol. Oğlanın suyu var hareketleri iyi keyfi yerinde 3 kilo 400 gr boyu 50 cm. ama kolay çıkacak annesi sözleriyle NST için doğumhaneye yollandık. Bu ölçümlerde hata payı var biliyorum ama en azından 3 kilo oldu artık diye seviniyorum. Çıkma olayına kafa yormamaya çalışıyorum. Bir şekilde çıkacak yani!

Neyse, doğumhaneye gittim. Doğumhanede bir hazırlık odası var. Doğum sancıları ayyuka çıkana kadar orada gözleniyorsun ve seni arada NST'ye bağlıyorlar filan asıl olay başladığında diğer odaya doğum odasına alıyorlar. Daha önce o hazırlık odasına çok defalar gittim ben. O zamanlar daha 8 haftalık hamileyken aşırı kusma ve halsizlik sebebiyle serum vitamin takviyeleri yemişliğim çoktu ve o zamanlar karnı burnunda kadınlar NST'de bağlı yatarken ben bu aşamaya gelebilecek miyim? diye hayıflanırdım. Şimdiyse bende onlardan biriyim. 40 haftası dolmuş ve her an sancısı tutacak bir hamileyim.

Dün ben eğilemediğimden ayağıma galoşları ebeler taktı. Odaya girdim bir baktım doğumunu bekleyen bir hamile! daha önce hiç böyle bir durumu görmemiştim. Heyecanladım çok heyecanlandım. Kadın çok sakindi bense acayip panik :) Saat 13:30'du ve saat 10:00 gibi suni sancı almaya başlamış. Kolunda serum, üstünde hastane önlüğü, bir eli serum direğini ittirmekte diğeriyle önlüğün arkasını tutuyordu. İleri geri yürüyüp sancı geldiğinde huzurla nefes alıp veriyordu. Bense NST'ye bağlı yatarken ruhumu teslim etmek üzereydim. Kadıncağızı soru bombardımanına tuttum. 40+ 5 günlükmüş ve aynı doktorun hastalarıyız. Suni sancıyla doğumu bekliyorlarmış. 15:30 gibi olur demiş doktor. Sonra lavman yapılıyormuş önce ve ilk doğumlarda illaki perine kesiği oluyormuş ama ikinci doğumda yapmıyormuş doktorumuz.
Çok rahattı bana da korkma dedi. Bir şekilde oluyor. Doktorun ne derse onu yap sen. Korku değilde dedim merak var en çok. Nasıl olacak? ne hissedeceğim? beni bunlar heyecanlandırıyor. Arada sancısı geliyordu ama zorlamıyordu benimde o arada heyecandan karnıma ağrı girdi :) Birde sancılanıyormuşum şimdi gör sen cümbüşü diye düşünürken NST tamamlandı bende üstümü başımı düzelttim kadınla helalleştim gözüm arkamda çıktım dışarı. Ben çıkarken kadın ilerisi için epidural almak istediğini söylüyordu. Böyle bir gündü işte. Beni bekleyen Memo'ya heyecanla olayı anlattım. Sonra NST sonucunu doktora verdik. Bebeğimizin çok iyi olduğunu, sancımız filan olmadığını ama her an her şeyin olabileceğini öğrendik ve çarşamba görüşmek üzere hastaneden ayrıldık.

Şimdi benide cuma günü suni sancıyla hastaneye yatırmasınlar. Galiba öyle olacak. Çünkü annem hep suni sancıyla doğumlara girmişti ve hamileliğimiz çokca benzediğinden, her şeyimiz gibi :) bende galiba suni sancıyla bu işe başlıycam.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Gecikmeli 1. Gün :)

Çok sıcaaak. Her sabah güne yapış yapış başlıyorum. Kafamda havluyla oturuyorum şu an ama çoktan kendimi terlemiş hissediyorum. Aklın varsa yazın doğurma. En şahane aylar Mart Nisan.

Dün yazamadım bir üşengeçlik geldi. Malum birde yeni diziye dadandım Gray's Anatomy! Sabah sabah merak edenler endişelenmeden yazıyım dedim. Doğurmadım, doğurmuyorum ve giderek içim bayılmaya başladı. Bugün doktor kontrolüm var. Kahvaltıdan sonra gidicem. Bir şeyler söyler sanırım. Bir fikir sahibi oluruz. Bu hafta doğmayacak sanki.

Bugün Berat Kandili. Belki gece sancılarım tutar :) Benim içinde dua edin diye yüzsüzce dilenicem kusura bakmayın. Çünkü ben neden bilmem hamile olduğumdan beridir dua edemez oldum. İçimde derin bir boşluk var. Nasıl kapatacağımı bilemiyorum. Böyle olsun istemiyorum ama var işte. Sadece annemin ettiği dualara veya insanların iyi dileklerine amin inşallah diyorum. Memo dua ediyor mu acaba? Hiç sormadım.

Neyse, üst kattaki başladı yine bir şeyler çırpmaya. Gıcık!

24 Temmuz 2010 Cumartesi

2.Gün

Hava çok sıcak. Duşun altında yaşayan bir deniz kızı gibiyim. Bazı bazı içimi saran inceden bir korku sisiyle sarmalanıyorum. Nasıl olacak? kendime sorduğum yegane soru. Beklemek insanı yıpratıyor. Geç olacak her halde ve ben geri saymaya eksilerle devam edecekmişim gibi görünüyor. Her arayan ne durumdasın diye sormakta. Bekliyorum diyorum sadece bekliyorum.

Memo yıllık iznine ayrıldı iki hafta evde. Bebek 26 sında olur diye ayarlamıştık ama bu gidişle Memo'nun iznide boşa çıkacak. Tavşanda tek kulakla kaldı devamını getiremedim halen. Sıcaklarda el işi yapmak zor oluyormuş, hele birde önünde koca bir göbeğin varsa!

Gray's Anatomy'e geçtim bugün ilk sezondayım. Bu gidişle daha çok dizi eskitirim.

23 Temmuz 2010 Cuma

3.Gün

Big Bang Theory'nin 3. sezonuyla geçen bir gündü.
Bolca tekme ve popo darbesi yedim birde :D
Çok özlenecek şeyler bunlar çok.