Ferhan Şensoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ferhan Şensoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2016 Cuma

Seviyorum Ulen!

Bugün Ferhan Şensoy'un doğum günü. 65 yaş yolun çeyreği olsun. Sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyorum kendisine. 

Çok pis hayranınım demedi deme! 
Saygıyla hürmetle öperim ellerinden, yüzünden. 


3 Eylül 2012 Pazartesi

İlk Gün

Yeni yaşın ilk günü temiz bir sayfa gibidir. Üstelik hafta başına gelmişse pazartesinin verdiği bir sıfırdan başlama efekti daha güçlüdür.

Lakin benim için hiç öyle olmadı. Haftanın ilk günü genelde yeni bir başlangıç gibi geliyor bana. Ev için özellikle yeni bir başlangıç olduğu gerçek. Sabah ilk iş çarşaflar değişir. Yeni yatak mis gibi akşam yatmayı bekler sakince. Sonra ev tozdan kirden arındırılır. Gıcır parkelerde çıplak ayak dolaşmak daha keyiflidir. Ev yeni hafta için makyaj tazelemiştir.

Gel gelelim kişisel olarak kendim için ruhi bir makyaj yapmadığım aşikar. Dün neyse bugünde o! Üstelik nedense bugün içimde sıkıntı vardı. Gerçi dün gece güzel bir rüya gördüm ;)


Dün geceki rüya Tanrımın bana doğum günü hediyesiydi. Teşekkürler ;)
İşte yinede sıkıcı bir gündü bugün. Yeni yaşımın ilk günü pazartesi olduğu için sıkıcı olabilir mi?

Neyse, benim kendime aldığım doğum günü hediyesi, Ferhan Şensoy'un nihayet 12 sene sonra çıkan devam kitabıydı.
İlk kitap Kalemimin Sapını Gülle Donattım olup, defalarca okunmaktan sayfaları sararmıştı. Kim bilir bu kitabın sayfaları ne zaman sararacak?

Memo'nun hediyesi, müzik dinleyemiyorum evde radyo bile yok dediğim için masa üstüne konulan alarmlı bir radyo oldu.

Banu'nun hediyesi en şekeriydi :) Fakat ben yarım akıllı olduğumdan hediyemi dün annemde unuttum :( Fotoğraftaki gibi ama rengi kırmızı.



Birazdan gidip yeni yaşım şerefine aldığım beyaz şarabımdan bir bardak doldurup, Anthony Bourdain'i izliycem.

Böyle işte.

26 Haziran 2010 Cumartesi

35. Hafta Biterken

I ııııh! olmuyor işte zorlama. Uyumaya çabalama. Mümkünse 06:00'dan sonra oltanın ucunda çırpınan bir balık gibi dönüp durma. Uyku buraya kadar. İte kaka saati 07:30 yapman takdire şayan doğrusu ama bu karınla uyumaya çalışmak delilik. Sırtını dayayıp kestirebilirsin bak o olur işte ama sırt üstü veya yastık kucaklayıp tatlı hülyalara dalmak gibi arzuların varsa geçmiş ola.

Bendeniz 35. haftasını devirmek üzere olan ve göbeğinde 2500 gramlık bir oğul taşıyan nacizane 58 kilo olmuş bir fukarayım. Fakat halen göbeğimi göremeyip dar yerlerden geçmeye çalışıyor genelde Memo'yu ittirerekten taciz ediyorum. Şimdi gerçekten pijamanın altını göbeğime çekersem Obiriks'e benziyorum. Şiddetli gülmelerde göbeğim oynuyor kendimi Adile Naşit gibi hissediyorum. Hatta geçen gün Banu ve Burcu bizdeyken ben gülme krizine girdim. Gözlerimden yaş geldi. Sebebiyse gülerken gözüme takılan göbeğimin hoplayışıydı.

Dün rutin doktor kontrolünde bebeğin doğum pozisyonunda durduğunu öğrendik. Rahim ağzı kapalı bebeğin ayakları sağ kaburgalarımda. Ters döner mi? dedim ama doktor bu saatten sonra %3 ihtimal dedi. Yani normal doğum için her şey uygun. Dün baktığımızda kordonu boynuna dolanıktı ama bu endişelenmemizi gerektirmezmiş. Büyümesi iyiymiş, ter temiz bir hamilelik geçiriyormuşum filan. Artık her hafta görüşeceğiz dedi. Yani her zaman olduğu gibi olumlu ve insanı rahatlatan konuşmasıyla muayenimizi sonlandırdı doktorum. Üstelik dün sabahtan öğlene kadar 5 sezeryane girmiş ve gayet yorgun duruyordu. Sahi birde şöyle bir handikap var. 18-25 temmuz arası şehir dışında olacak. Benim doğum haftam yani. Gerçi 41. haftaya sarkarsa burda olur ama bilemiyorum. Annem doktor ne diyecek sanki sen doğuracaksın yine endişelenme bir şey olmaz diyor ama ben doktorun ruhani sesine çok alışmıştım, bakalım kısmet belki o girecek doğuma belki de eşininde doktoru olan yan odadaki bayan doktor.

Bugün mobilyalar gelecek, dün akşam kitaplığı boşalttım oda hazır. Artık bebek eşyalarını filan yıkayıp yerleştirmek gerekiyor. Önümüzdeki hafta işteki son haftam. Pek sonmuş gibi gelmiyor, yine giderim herhalde ama sabahtan akşama sandalyede oturmaya artık tahammül edemiyorum. Bu hafta kasıklarımda ağrı var doktora sordum doğuma hazırlık dedi. Bende üşüttüm galiba diyordum. Doğuma hazırlık çok garip bir kelime hangi hazırlık? Hazır mıyım?

Bebek hareketleri ayyuka çıkmış durumda. Göbeğime bakıyorum yani bakıyoruz. Memo ve benim en büyük eğlencemiz benim göbeğim. İçeriden oğlumda bizim şamatamıza eşlik ediyor. Asıl şamata doğunca. Eğer doğduktan sonrada böyle hareketli bir çocuk olacaksa yandık.

Bu ay hep Ferhan Şensoy okumak istedim. Tekrardan Kalemimin Sapını Gülle Donattım'ı okudum. Neden gerisini yazmıyor diye söylendim. Yani yazıyordur elbette ama neden basmıyor artık. Beklemedeyim. Sonra Fername'yi okudum yeniden. Hacı Koministi hafta sonu okumuştum. Dün akşamsa Oteller Kitabına başladım. Bu kitapları kaç kez okumuşumdur kim bilir. Her seferinde aynı keyifle okunan biri. Bendeki imzalı kitabını açtım baktım. Kadıköy'de Nazım Hikmet Kültür Merkezi'de ki Ferhangi Şeyler gösterisinden sonraydı. Gayet kibar bir biçimde kitabı imzalayıp vermiş, sonra tokalaşmıştı benimle. Sıcacık elleri vardı. İnsana çok iyi gelen biridir Ferhan Şensoy. Çok severim kendisini.

Neyse, böyleyken böyle işte. En iyisi gidip kahvaltı hazırlamak ve Oteller Kitabına devam etmek.