Dün doktor kontrolümüz vardı. Randevum 10:30'da olduğundan evden gitmeye karar verdim. Sabah Memo işe gidince bende 2 bölüm Şeker Kız Candy izledim. Çok iyi geldi. Yarım muz 3 tanede fındık yedim daha ne olsun. Adam olana çok bile. Hastane kapısında karşılaştık Memo'yla işlemleri halledip doktorun katına çıktık. Ultrasona girdik doğruca. Bu sefer başını vücudunu ayırt edebildik hatta kol ve bacak çıkıntıları, göbek kordonunu ve pompa gibi hareket eden kalbini gördük. Bu sefer daha inandırıcı geldi durumum. Doktorumda ellerimden tutup çektiklerinin karşılığını alıyorsun merak etme dedi. Ne güzel bir söz. Doktorumla aramda pozitif bir ilişki var umarım sonuna kadar böyle devam eder. Bebek geliştikçe bulantılar azalacak dedi. Tartıldım biraz daha azalmış yekünüm. Tansiyonum 8/5. Böyleyim işte.
Bebeğin boyu tamı tamına 3,25 cm. 10 haftalık ve haftasında olması gerektiği gibi. İyiymiş yani, inşallah öylede devam eder.
Bizden istediğin bir şey var mı? dedi doktorum mide bulantısı için verdiğiniz ilacı yazın lütfen dedim. Ama devam etmek istemiyorum bir yandan, illaki içimde bir ilaç korkusu var. Doktor verse bile.
Neyse, bir dahaki kontrol 14 Ocak. İkili test zamanım yani. Umarım her şey güzel gider.
Dün doktor çıkışı ofise döndüm. Patronuma bebeğin ultrason çıktısını gösterdim. Erkek bu bence dedi. Mühendis yapacakmış onu. Bir eve bir tane mekanikçi yeter bence. Bana doğumdan sonra kaç sene gelmeyeceksin diye takılıyor ona göre önlem alacakmış velakin ben evden idare ederim ofisi dedim. Yıllarca işe gitmemek olur mu? Bakalım görücez bunların hepsini yaşamadan bilemem. Uzaktan atıp tutmak basitmiş.
Dün gece tamda akşam yediğim sekiz adet fındığı ve bir adet elmayı itina ile kusmuş, sürünerek yatağa giderken, ultrason resmindeki koca kafasına küçük bir buse kondurdum. Kerata seni. Sen dişlisin de, ben değil miyim? Kolay pes etmem, inat dersen dibine kadar hadi bakalım.