nişan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nişan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2009 Perşembe

Şirine

Dün akşam Banu ve nişanlısı bize akşam yemeğine geldiler. Dün nihayet nikah günleri belli oldu. 18 Temmuz saat 20.20’de Kadıköy Evlendirme Dairesine bekliyoruz.
Epeyce yorulmuşlar, evrak işleri çok bunaltmış ikisini de. Yemekteyken annemde teyzemden bize geçti. Güzel bir akşam geçirdik beraberce. Bu akşam Edirne’den Burcu’da gelince kadro tamamlanmış olacak.

Halbuki daha evvelsi gece Memo’ya Banu’yu ne kadar sevdiğimi anlatıyordum. Onun doğumunu nasıl hevesle beklediğimden, annem hamileyken her gece onun göbeğini öpüp iyi geceler kardeşim demeden yatmaya gitmediğimden bahsetmiştim. Nasıl mutluydum kardeşim olacak diye.



5. yaş günü hediyemdi. Ben 2 Eylül’de doğdum, Banu 4 Ekim’de. Gerçekten hediyeydi benim için. Ömrümde aldığım en güzel doğum günü hediyesi. Onunla kendi evimize geldiğimiz ilk gün halen gözümün önünde. Annem kardeşimle uyumuş bende yeni pastel boyalarımla resim yapıyordum. Şiir gibi değil mi?

O minik bebek evleniyor işte. Çok mutlu olmasını istiyorum başka bir şey değil. Üzülmesin hiç…

Hediye demişken, dün ofisten bir arkadaşım pantolon almış bana. Bedenlerimiz aynı olduğu için kendisine alırken bir tanede bana almış. Çok mutlu oldum kalıbını çok beğendim. Memo dar bu pantolon diye veryansın etti ama bence harika oldu. Hediye almak ne kadar güzel bir şey. Üstelik Banu geçen sefer kahve falıma baktığında söylemişti de, ben kim bana hediye alacak diye söylenmiştim.

…ve yarın cuma ne güzel hafta sonu geldi. Umarım hava güneşli olur ve hafta sonu Sultanahmet’e gideriz. Süper olurdu.

26 Aralık 2008 Cuma

Nişan


Banu'nun nişanından bir kaç foto eklemek istedim ama ele gelen bir fotoğraf yok.
Ben panikten ya gölgeli çekmişim, ya titrek, ya alakasız bir köşeyi.
Düzgün fotoğrafları çekenler vardı ama benim elime geçmedi. Bende bari çiçek ve çikolatanın resmini koyup bu günü tarihe not düşürelim dedim.

Güzel bir gündü. Sevinç ve burukluk vardı ama en çok heyecan. Kardeşim nişanlandı ama şu an yanımdaki koltukta battaniye altında yatıyor. Üşütmüş kendisi. Bünyesi nişanlanmayı kaldıramadı galiba :)

Neyse, kızdırmayalım şimdi kuzucuğu...

16 Aralık 2008 Salı

Koşturmaca



Bu keseciğin içinde önemli bir emanet var az önce aldım geldim. Kim derdi ki kardeşime yüzük bakıcaz ben gidip alıcam.

Ama yok, üzülmiyceeeem!!!





Bu iki arkadaş dün akşam beğenip aldıkları alyanslarını inşallah bir aksilik olmazsa cumartesi günü kırmızı kurdalelere bağlı olarak parmaklarına takacak ve bir ömür boyuda çıkartmayacaklar. Dedecim kurdaleyi keserken duygulanacak yine. Ama ben önlemimi çoktan aldım. Akmayan bir maskara...

Geçen hafta çok yorucu günler geçirdim. Bir koşturmaca, bir heyecan ve nihayet sayılı gün çabucak geçti işte. Bugün nişan yarın düğün ama üzülmüyorum!!!
Kalbimde ağır bir yük var gibi. Dün aynada saçlarımı tararken beyazlar gördüm sanki...
Banu saçlarımı beyazlattı, Burcu'da inme iner herhalde. Kız çocuğum olmasın lütfen!
Kalbim bu yükü kaldıramıyor işte.


Neyse, bütün bu koşturmaca dışında Japonya'dan dönen arkadaşım bana çok zarif bir hediye getirmiş.





Bu sevimli Turna kuşunu saklıycam tabii.
Onun hediyesi bana yetmemiş olacak ki, bir küçük hediyede ben aldım kendime. Ofiste kahve molalarıma yandaş olsun diye...





Hayat çok hızlı akıp gitmiyor mu? Banu'ya takı olarak bir paket jelibom ve bir sürü topitop alıcam. O tavşan dişleriyle gülücek tabii.
Allah'ım üzülmiycem demiştim di mi?