7 Ocak 2011 Cuma

Mim: Lohusa Canavarı Ne Menem Bir şey?

Aynı dönemde bebek sahibi olduğumuz DeryAze beni mimlemiş. Lohusalık soruları sormuş. Elimden geldiğince cevap yazdım ama gerçekten biraz unutmuşum :) Eski yazılarıma baktım neler olmuştu diye.

Bebekle beraber hayatınız geri dönülemez biçimde değişiyor. İster istemez endişe, panik ve merak içinde oluyorsunuz. Bazılarımız daha rahat geçiriyor belki ama diğerleri benim gibi manik depresif olabiliyor :)

Ben bebeğe bakamamaktan endişelenmedim, daha ziyadeçok daha iyi bakabilmeliydim derdindeydim. Malum süt ve emzirememe sorunu beni çok yordu. Kendi kendimi didikleyip durdum yoksa oğlumun hiç bir eziyeti olmadı aslında.
Doğduğundan beri mamasını ben hazırladım mesela. Halen öyle. İlla ben yıkamalıyım o biberonları, sterilize etmeliyim, mamayı hazırlayıp yedirmeliyim. Aklımca emzirememe ezikliğimi öyle yenmeye çalıştım galiba.

Gelelim sorulara!

1- Lohusalık denen hadise sizce tam olarak nedir?

Valla bence lohusalık "Neden geldim İstanbul'a?" veryansınıdır. Bir çeşit voltaj düşüklüğü gibi bir şeydir.

2- Lohusalık içinde hormon dengesizliğini de barındıran bir şeyse neden 40 gün sürer gibi bir algı var toplumda sizce? Regl olamadığın, emzirme ile birlikte hormonların dağınık kaldığı süre boyunca sürmesi makul değil mi?


Eskilerin o kadar uzun süreli bunalım takılma şansı yoktu bence. Köylerde kadına ve çocuğa bir 40 gün konulmuş farkındaysanız. 40 gün sonra kalan sağlar bizimdir güdüsüyle herkes işine gücüne dönüyor. Biraz şartlanmamıdır nedir bilemem ama bende kendimi 40 güne endekslemiştim. Zaten regl düzenimde 40 gün sonra yeniden başladı. Belki emzirmediğim içindir bilemiyorum.


3- Sizin lohusalığınız (Hormonal dengesizlikler ve depresif olma halini kastediyorum hep lohusa derken) ne kadar sürdü?

Benim depresyonum emzirememeden kaynaklı bir delilik haliydi. Biraz ağladım filan aklıma düştükçe. İlk günler özellikle ilk 2 hafta benim için stresli geçti. Çünkü bebeğin 2 saatte bir beslenmesi uykusuzluk ve işte sütüm yok dertleri filan beni biraz kemirdi. Fakat 2. ay sonunda tamamen normale döndüğümü düşünüyorum. Birde annem bebek doğduktan 25 gün sonra filan evine döndü. Bu bence önemli, bebekle baş başa kalmak yani. Sorumluluğu ele almak. Bana en iyi gelen şey oğlumla bir birimizi tanımaya anlamaya çalışma çabasıydı. Bu yanlız olmadan olmuyor bence.


4- Nasıl geçti, hep aynı şiddette miydi? Normale yavaş yavaş mı, birden mi döndünüz? Hep depresif, sinirli olacak şekilde mi etkiledi sizi, manik, aşırı enerjik anlarınız da oldu mu?

Annem gidipte bebekle baş başa kaldığımızda kendi hayatımı rafa kaldırdım. Neredeyse beslenmiyordum bile. Uyurken bile başından ayrılmıyordum :) Sonra sonra yavaş yavaş normale döndüm. Kahvaltılar, mutfağa gidip yemek yapmalar uzun bir zaman bir daha asla kek filan yapamam diye düşünüyordum aman misafir filan gelmesin diye panikliyordum ama sonra sonra düzene girdi. Dediğim şimdi artık tamamen bebeğim olmadan neyse o düzene geri döndüm.


5- O dönem yanınızda, sizi gerçekten anlayan, destek olan eş, dost, arkadaşınız var mıydı? Yalnız mı geçirdiniz?

Valla, Memo ilk günler çok destek oldu. Bebekle ve benle ilgilendi destek oldu. Sonra kardeşlerim var, Burcu Edirne'de ama Banu hep iş çıkışları geldi yokladı halende gelir. Annem moral verdi çokça ihtiyaç duyduğumda kalmaya geldi. İyi düşün iyi olsun felsefesiyle atlattık. Sonra blogdan bana destek olan çok güzel insanlar vardı yorumlarıyla. Üç satır yazı bazen bir çok şeye ilaç oldu daha ne olsun.


6- Eşinizle nasıl geçirdiniz bu süreci?


Memo güzel bir adam ne desem? iyi atlattık bence ama aslında ona sormak lazım gibi :)

1 yorum:

  1. çoook teşekkürler ruh dağı, eline sağlık :)

    YanıtlaSil